11 Temmuz 2013 Perşembe

BEBEK MUMCU'NUN İLGİNÇ HİKAYESİ

Ben yenidoğan yoğun bakımdan sorumlu asistanım. Eylül 1986 ve yenidoğan yoğun bakımda bir hasta yatıyor, adı Bebek Mumcu. Hasta fetal distres nedeniyle, miyadında seksiyo ile ve APGAR 1 ile 2200 g olarak doğmuş. İntrauterin malnutrisyon, sepsis, menenjit, DIC tanılarıyla toplam 35 gün yattı. Zaman zaman ölümden döndü. Zaman zaman kısmen iyileşti ve bizi ümitlendirdi. Yenidoğan yoğun bakımdaki en kötü ve en uzun yatan hasta olarak nöbetçi olmadığım her akşam eve giderken gözüm arkada kalırdı. Eve gittiğimde de durumunu merak eder, başına bir şey gelecek diye korkardım. Yine böyle bir akşam nöbeti devredip eve gidip yemek yedikten sonra durumu o akşam pek de iyi olmayan bebek Mumcu’yu merak ettim. Dayanamayıp çocuk kliniğine telefon ettim. O anda aklıma bir muziplik geldi ve telefonu açan nöbetçi asistan arkadaşa sesimi de biraz değiştirerek :
Doktor hanım, çok özür diliyorum rahatsız ettiğim için. Ben bebek Mumcu’nun babasıyım. Çocuğum bu akşam nasıl acaba?
- Bebek Mumcu bu akşam fena değil babası. Ateşi yok ve nazogastrikten verdiğimiz mamayı da iyi tolere etti. Merak etmeyin.
 Bunun üzerine iyi bir haber aldığım için mutlu oldum, ama muzırlığa devam edeyim dedim.
Çok teşekkür ederim doktor hanım. Çok sevindim inanın. Kusura bakmazsanız bir şey daha sorabilir miyim? Bebek Mumcu’nun tam karşısında yatan Bebek Yılmaz’ın da babası benim. O nasıl acaba?
- Aaaa, o çok daha iyi babası, hatta bu akşam epeydir ateşi olmadığı için ilaçlarını bile kestik. Sanırım bir kaç güne kadar taburcu bile olabilir.

  Aslında bu şekilde yoğun bakımda yatan bebeklerin hepsini soracaktım, ama kendimi daha fazla tutamayıp güldüğüm için foyam meydana çıktı ve esaslı bir fırça yedim tabii.

Sonra Bebek Mumcu’yu 35. gün kısmen iyileşmiş olarak taburcu ettik, ama o kadar sorun yaşayıp, o kadar hastanede yattıktan sonraki durumu hakkında pek de umutlu değildik. Taburcu olduktan 1 hafta sonra kontrole geldiğinde de kısmen iyi sayılırdı. Gelişen spastisiteleri için fizik tedavi konsültasyonu isteyip tekrar kontrole çağırdık. Ama sonraki kontrollerin hiç birine gelmediği için son durumu hakkında endişelenmedik desek yalan olur.

Şimdi aradan bu kadar zaman geçtiği halde bu hastayla ilgili bu kadar ayrıntıyı nasıl hatırladığımı merak edebilirsiniz. Aslında hafızam da çok iyi değildir. Bu hastayı bu kadar iyi hatırlamamın nedenini de kısaca anlatayım:
Yıl 1995: Hacettepe’de yan dal yapmışım, dönmüş ve doçent olmuşum. Akşamüzeri, poliklinik bitmiş, eve gitmeden önce odamda oturup, yarım kalan işleri tamamlamaya çalışıyorum. Kapı çaldı birden ve gir dememle içeri bir kadın ve yanında bir delikanlı girdi. Ben hayırdır inşallah demeye kalmadan kadın:
Doktor Bey kusura bakmayın, inşallah rahatsız etmiyoruzdur. Bugün oğlumla bir hasta ziyaretine gelmiştik. Aklımıza size uğramak geldi. Belki de hiç hatırlamazsınız ama bu benim oğlum ve siz daha asistanken sizin hastanızdı. Adı o zaman daha konulmadığı için “Bebek Mumcu” idi hatırladınız mı?
Der demez gözlerime inanamadım. Aradan 18 sene geçmiş, o minnacık Bebek Mumcu büyümüş, kocaman bir delikanlı olmuştu. Hemen oturun lütfen dedim ve merakla durumunu sordum. Çocuğun lise sonda okuduğunu ve okul başarısının da iyi olduğunu, ciddi bir şikayetinin de olmadığını öğrendiğimde çok sevindim. Biraz sohbet ettikten sonra annesi kalktı ve müsaade istedi. Gitmeden önce:
- Bebek Mumcu’nun dosyası o zaman bizde kalmış. İşinize yarar mı bilmiyorum ama size getirdim.


diyerek eski ve yıpranmış pembe bir dosyayı çantasından çıkarıp bana uzattı. Dosyayı alıp şöyle bir karıştırdım. Yıllarca geriye gidip benim ve ihtisas arkadaşlarımın notlarını ve imzalarını görerek çok eski bir dost görmüş gibi mutlu olup gözlerim yaşardı. Bu bence gerçek bir mucizeydi. Acısıyla ve tatlısıyla yaşanan ve hatırlaması çok hoş olan bir mucize. Ama öyle heyecanlanmışım ki, ne birlikte bir fotoğraf çektirmek aklıma geldi, ne de adını öğrenmek, telefonunu almak. Şimdi 27 yaşında olmalı.
Not: Bebek Mumcu Gemlik'de yaşıyor, baba adı: Meftun, anne adı Naran...
Tanıyan olursa bana telefonunu bildirmelerini rica ediyorum...

4 yorum:

İlknur M. dedi ki...

Sonu güzel biten bir anınız varmış.Okurken çok etkilendim.Umarım hayat hep mucizeler sunmuştur kendisine....

Senay dedi ki...

Ergun Bey, bebek Mumcu'nun bilgilerini size ulastiran oldu mu merak ettim. Yazinizi facebook'ta paylasabilirmiyi? belki gider genc Mumcu'ya ulasir hikayesi :)

Adsız dedi ki...



Merhaba, Ben geçmişin 'Bebek Mumcu'su,
günümüzün delikanlısı 'Yiğit Can'ı. Değerli Ergün Hocam
bebekliğimde beni yaşatmak için çok mücadele
etmişşiniz. Size minnettarım. Çok teşekkür ederim.
Görüşmek üzere. İyi ki varsınız.

selda nın mutfak defteri dedi ki...

Merhabalar,
Ellerinize emeğinize sağlık. Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))